İdris Naim Şahin hakkında yurtdışına çıkış yasağı

Kaynak, ADEM ALTAN/AFP / Getty Images
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.
Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturmada aranan cemaat lideri Alihan Kuriş'ein kardeşi Hilmi Tuna Kiriş'in yurtdışına kaçmak üzere Marmaris'e İdris Naim Şahin'e tahsisli bir araçla götürüldüğü ortaya çıkmasının ardından Şahin bugün Ankara Adliyesi'nde ifade verdi.
Adalet Bakanlığı kaynakları 24 Ağustos'ta da eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e ait iki diğer aracın da şüpheli faaliyetlerde kullanıldığı bilgisini paylaşmıştı.
Soruşturma kapsamında İdris Naim Şahin'e örgüte bilerek yardım etme ve suçluyu kayırma suçlamaları yöneltildi.
İfadesinin ardından adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen Şahin hakkında yurtdışına çıkış yasağı kararı verildi.
Şahin'e bakanlık döneminde tahsis edilmiş çakarlı araçlar, devam eden Süleymancılar soruşturması operasyonuyla gündeme geldi.
Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz geçen ay yurtdışına kaçmaya çalışırken Marmaris Bozburun'da yakalandı.
İkilinin İstanbul'dan Bozburun'a eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e tahsisli ve çakarlı bir araçla götürüldüğü duyuruldu.
Bunun üzerine BBC Türkçe'ye konuşan Şahin, İstanbul'a gittiği zamanlarda kullanmak için kiraladığı bu aracın, araç kiralama şirketinin sahibi tarafından izinsiz bir şekilde kullanıldığını ve bu yüzden suç duyurusunda bulunduğunu söylemişti.
Söz konusu aracın bu şekilde kullanıldığının tespit edilmesinin ardından savcılık, Şahin'e tahsisli diğer araçları da incelemeye aldı.
Bakanlık kaynakları bu araçların incelemesi sonucunda, "tahsis amacı dışında" ve "şüpheli faaliyetlerde" kullanıldığını kaydetti.
Bu soruşturma kapsamında Ö.M. adlı bir kişi gözaltına alınırken Ö.S. adlı bir kişinin de arandığı açıklandı.
BBC Türkçe bu yeni gelişmeyle ilgili İdris Naim Şahin'e ulaşmaya çalıştı.
Bakanlık görevleri nedeniyle verilen makam araçlarının10 yıl süresince tahsis edildiği belirtiliyor.
Kuriş operasyonu nedir?
Alihan Kuriş'e yönelik 13 Ağustos'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 38 kişiden 32'si 16 Ağustos'ta tutuklandı.
Tutuklananlar arasında Kuriş de yer aldı.
On yedi ilde 123 adreste arama yapılan operasyonlarda kaynağı belirsiz olduğu iddia edilen 1,34 milyar TL değerinde 200 kilo külçe altın bulundu.
Savcılığa göre bu örgütle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi.
Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer alıyor.
Yurt dışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da iddia ediliyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, operasyonun üzerinde uzun zamandır çalışıldığını açıkladı.
BBC Türkçe'nin gördüğü ifade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.
Furkan Vakfı'nın kurucusu Alparslan Kuytul ise sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, operasyonun Süleymancılar olarak bilinen oluşumun muhalefeti desteklediği için gerçekleştirildiğini öne sürdü.
"Suç varsa da yoksa da onu ben bilemem" diyen Kuytul, "Suç olmasa da bu yapılacaktı" görüşünü savundu.
Bundan birkaç gün sonra Kuytul da Furkan Vakfı'na yönelik operasyonda gözaltına alındı.
21 Ağustos'ta Alihan Kuriş'e yönelik ikinci dalga operasyonda İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla'da 12 kişi gözaltına alındı. Bir kişinin daha yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Gözaltına alınan kişiler arasında bir muhasebe uygulamasının sahipleri dahil farklı şirketlerin yetkilileri olduğu belirtildi.









